8 Şubat 2014 Cumartesi

Moliere'den Bir Efsane: Cimri!

Devlet Tiyatroları'nı sürekli takip ediyorum ancak biletler satışa çıktığı ilk 10 dk'da tükendiği için bir türlü bilet bulamıyordum. Uzun uğraşlar sonucunda iki hafta önce bilet bulabildim ve sonunda Moliere'in Cimri'sine bilet aldım. Tanzimat’la birlikte başlayan batı edebiyatı çevirileri içinde Moliere oyunları; Osmanlıca üzerine incelemeler yapmış, lugat hazırlamış, Tahran ve Paris’te büyükelçilik, maarif nazırlığı, Meclis-i Mebusan Başkanlığı ve iki kez Sadrazamlık (Başbakan) yapmış olan Ahmet Vefik Paşa tarafından tercüme edilmiş ya da uyarlanmış. İlk kez 1875 yılında Teodor Kasap tarafından ‘Pinti Hamit’ adı ile uyarlanan ‘CİMRİ’ o günden bugüne defalarca sahnelenerek Türkiye’de en çok oynanan oyun olmuş. 



Para’nın odağında insan, aile ve toplumsal ilişkileri irdeleyen Türkiye’de olduğu gibi 400 yıldır Dünya Tiyatrolarının da repertuarlarında sürekli yer alarak sahnelenmiş olan bu trajikomik oyun, edebiyat ve tiyatro çevreleri tarafından klasik bir başyapıt olarak değerlendiriliyor.

Oyunun konusundan kısaca bahsedecek olursam; Paris'in zengin ve cimri burjuvalarından Harpagon, kızı Elise ve oğlu Cléante'yi varlıklı kişilere vermeye niyetlidir. Halbuki Elise, babasının yardımcısı olan Valère'i, Cléante ise maddi sıkıntılar çekmekte olan Mariane'i sevmektedir. Çocuklarının niyetlerini bilmeyen Harpagon, onlar hakkında kurduğu planı anlatır. Ayrıca Mariane'i kendisine ayarlaması için çöpçatan Frosine'i devreye sokar. Cléante, babasının niyetini öğrenince acele para bulmaya çalışır ve tefeciden para almak ister. Harpagon ise sürekli çalınır korkusu ile yaşadığı altınlarını bir sandığın içinde evin bir yerine gömmüştür.



Harpagon planını uygulayabilmek için Mariane'i yemeğe davet eder. Davete çöpçatan Frosine'i ve kızı Elise'i evlendirmeyi düşündüğü Anselme'yi de çağırır. Cléante ve Mariane ise Frosine'den yardım isterler. Frosine'e göre Harpagon'un Mariane'den vazgeçmesi için ona varlıklı ve soylu bir kadın bulmak gerekir. Ancak bu arada Harpagon, oğlunu Mariane'e duygularını ilan ederken duyar. Evde patırtı kopduğu sırada Harpagon, sandığın yerinde olmadığını farkeder, eve polis şefini çağırır ve herkesten kuşkulandığını belirtir. Sandığı Cléante'nin uşağı La Flèche bulmuş ve efendisine vermiştir. Herşeyi kaybettiğini düşünen Valère, yaşam öyküsünü anlatır. Napolili soylu bir aileden gelmesine rağmen, bir deniz kazasında ailesini kaybetmiştir. Öykü bitince Valère'nin Anselme'nin oğlu, Mariane'nin de erkek kardeşi olduğu anlaşılır. Sonunda Harpagon, Anselme'nin düğün giderlerini karşılaması koşuluyla çocuklarının sevdikleri ile evlenmelerine razı olur.



Moliere ülkemizde bir çok tiyatro tarafından farklı yorumlarla defalarca sergilenmiştir. Belki siz de daha önce izlediniz...Ancak Devlet Tiyatroları oyuncuları öyle güzel oynuyor ki defalarca izlenir! Uzun zamandır böyle usta bir oyunculuk izlememiştim...Özellikle Harpagon rolünü oynayan Mehmet Ali Kaptanlar'a şapka çıkarmak istedik! O kadar ki biz bilet bulabilirsek tekrar gideceğiz, size de kesinlikle tavsiye ediyorum. Herkese şimdiden iyi seyirler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme