4 Ocak 2014 Cumartesi

İhtiyar Balıkçı ve Deniz

Mahallenin Muhtarları dizisinden tanıdığımız Erkan Can'ın uzun bir aradan sonra yeni bir tiyatro oyunuyla sahnelere döneceğini öğrenince oyunu izlemek istedik ve prömiyeri için biletlerimizi aldık. İhtiyar Balıkçı ve Deniz, Ernst Hemingway'in romanından esinlenerek yazılmış bir oyun. Yıldıray Şahinler’in yazıp yönettiği oyunda Erkan Can’ı İhtiyar Balıkçı rolünde izliyoruz. Oyun hem deniz insanını, hem insanın yaşam karşısındaki mücadelesini, hem de yaşam boyu mücadele eden insanın yeni dünya düzeni tarafından kullanılıp kenara atılışını anlatıyor.



Oyun içinde oyun tekniğiyle kurulmuş olan İhtiyar Balıkçı ve Deniz, kulübesinde adeta ölüme yatmış olan ihtiyar bir balıkçıyı hayata döndürmek için genç tayfanın onu geçmişine, anılarına, denize döndürme çabasıyla oynanan hikayelerden oluşuyor. Geçmiş katman katman açıldıkça bir yandan İhtiyar Balıkçı’nın öyküsünü, bir yandan da o öykünün ardındaki gerçekleri öğreniyoruz.











Oyunun sonunda Yıldıray Şahinler, gösteri boyunca geçen hikayeleri Haliç'teki bir balıkçıyla konuşmalarından aldığını söyledi. Aynı zamanda oyunda da oynayan Şahinler için oyunun başından itibaren "bu kim, bunun gençliği mi, tayfası mı, hayal mi görüyor" diye kendinize soracaksınız. Ama ne oynadığı oyunun sonunda belli oluyor. Erkan Can ve Yıldıray Şahinler'in dışındaki diğer oyuncular Orhan Eşkin, Buse Sinem İren ve Salih Kırlı da rol alıyor. Sahne Tasarımı ise Barış Dinçel'e ait.












Yazıyı bitirmeden önce oyunu birkaç açıdan değerlendirmek istiyorum. Sahne tasarımı son dönemde gördüklerim arasında tartışmasız en iyisiydi! Oyun sırasında kendimi bir çok kez sahneyi incelerken buldum. Erkan Can'ın oyunculuğu yine en üst seviyedeydi, öyle bir hüzne ve düşünceye boğdu ki bizi, zor toparlandık. Ancak tam da bu noktada söylemem gereken bir şey var; oyunun afişinde ve basın bültenlerinde, oyunu nitelemek için "komedi" ve "güldürü" gibi kelimeler kullanılmış. Arada 1-2 espiri var ama bu oyun kesinlikle başlı başlına bir drama! Son notum uzunluk ve hikayeler ile ilgili olacak; hikayelerin bir balıkçıdan alındığı fazlasıyla belli oluyor. Fazlasıyla diyorum çünkü bazılarında gerçekten çok sıkıldım. Özellikle benim gibi balık sevmeyen ve balıkçılık muhabbetinden sıkılanlar için bazı sahneler geçmek bilmiyor. Keşke süreyi biraz daha kısaltıp bu hikayeleri es geçseydiler, böylece izleyici daha fazla odaklanabilirdi. Oyuna sırf Erkan Can'ı izlemeye bile gidilebilir. Herkese iyi seyirler diliyorum...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme