30 Ocak 2014 Perşembe

Arturo Ui'nin Önlenemez Tırmanışı

Bertolt Brecht'in 1941 yılında yazdığı "Arturo Ui'nin Önlenebilir Tırmanışı", epik tiyatronun en önemli örneklerinden biri. Oyun, adından da anlaşılabileceği gibi Arturo Ui’nin dillere destan yükselişini anlatır. Peki kimdir bu Arturo Ui? Bir gangster mi, bir kahraman mı? Yükselmek için her yolu deneyen bir politikacı mı? Her yaptığı yanına ve cebine kar kalan bir işadamı mı? Yoksa yalnızca bir maceracı mı? Ne fark eder? Çünkü Arturo Ui bir kişi değil, O yalnızca bir çerçeve!



Brecht'in savaş döneminde yazdığı anti-faşist oyunda, Hitler'in iktidara yürüyüş öyküsü ile ünlü Chicago'lu gangster Al Capone'un öyküsü örtüştürülmüş. Oyunda, iktidar ve sermayenin günübirlik çıkarlar adına, yasaları çiğneyerek işbirliği yaptığında; ülke siyasetinin, toplumsal düzenin onarılmaz ve geri dönülemez bir baskı rejimine dönüşebileceği gerçeği anlatılıyor.



Kısaca özetleyecek olursam; Oyun, 1. Dünya Savaşı’nın ardından, 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı döneminde geçiyor. Dürüstlüğüyle tanınan bir Belediye Başkanı, büyük şirketlerin çıkar savaşında oyuna gelerek suçlu durumuna düşüyor ve yargılanıyor. Başkan, bu durumdan aklanmak için çete lideri Arturo Ui ile işbirliği yapıyor ve bunun sonucunda Arturo Ui başkanı tehdit ederek, kendi suçlarına ortak ederek hızla büyüyor! Bir sömürü çarkı oluşturuyor ve karanlık ilişkiler, karanlık iş ve oyunlarla ülke çöküşün eşiğine geliyor...











Yazının en başında Arturo Ui'nin aslında bir çerçeve olduğundan bahsetmiştim. O, büyük ve küçük çıkarların yan yana gelmesiyle oluşan bir resim çerçevesi. Çerçevenin içindeki resimler değişebilir, ki yıllardır görüyoruz isimler değişti de. Dün değişti bugün değişiyor ve yarın da değişecek. Tıpkı insanlık tarihi boyunca dünyanın başına bela olan pek çok resim gibi. Hitler mesela; kim diyebilir ki ya da hanginiz diyebilirsiniz ki Hitler olmasaydı onca yıkım, kıyım olmazdı. Emin olun o olmasaydı da o çerçeve boş kalmazdı. İşte bu yüzden Brecht'in de dediği gibi;

"Kişilerin yoktur bir önemi
Çerçevelerdir var eden o dönemi."
Alın işte; yan yana koyduk iki hikayeyi
Ama siz de görün resmi değil
Onu içine alan çerçeveyi"












Brecht'in eserlerini ve epik tiyatroyu çok seven biri olarak senaryoyu en ön plana koyuyorum ve mükemmel yazıldığını özellikle vurgulamak istiyorum. Ancak oyunculara ayrı bir parantez açmak istiyorum! Sekiz oyuncunun yaklaşık otuz altı farklı kişiyi dönüşümlü bir şekilde oynadığı, müziklerin yine oyuncular tarafından, akapella (insan sesi) ile yapıldığı, Epik Tiyatro'nun özüne uygun, çağdaş bir yorumla sahneye koyulan bu oyunla, seyirciye, baş döndürücü bir tempo ve coşkuyla, eğlenceli bir biçimle, alışılagelmişin dışında bir tiyatro deneyimi sunuluyor. Tiyatro Adam'ı ve oyuncuları teker teker tebrik ediyorum! Eğer bu oyuna denk gelirseniz kesinlikle kaçırmayın; denk gelmeseniz de kesinlikle zamanınızı uydurun derim. Arturo Ui'nin Önlenemez Tırmanışı sizi çok başka yerlere sürükleyecek, etkisini uzun süre üzerinizde hissedeceksiniz! Herkese şimdiden iyi seyirler...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme