16 Aralık 2013 Pazartesi

Havada "Aşk Kokusu" var!

İlk olarak bundan üç sene önce sahnelenen "Aşk Kokusu", Tiyatro ŞenAy tarafından bu yıl yeniden izleyici karşısına çıktı.  Başrollerini Onur Şenay, Cemal Hünal ve Aslı Şahin'in paylaştığı oyunun müzikleri adından anlaşılabileceği gibi Kenan Doğulu'ya ait. Oyun, Devrim isimli bir senaryo yazarı ile İlker isimli menajerin hayatından bir süreci yansıtıyor. Oyun kısaca, kurallarla dolu olan hayatımızda nasıl yaşayabileceğimizi, hayatın bize getireceklerinden kaçamayacağımızı anlatıyor ve buna dikkatimizi çekiyor.



Oyunun iki erkek karakteri, Devrim ve İlker… Devrim 28 yaşında, yaş ve kafa itibariyle bir ergen, duygusal olarak pek gelişmemiş bir senaryo yazarı. Aşırı duygusal, ani kararlar veren, anarşist ve biraz da adı gibi devrimci, daha doğrusu muhalif… İlker de Devrim’le aynı yaşlarda, hayata daha gerçekçi bakan, amaçlarını gerçekleştirmek için fazla kural tanımayan, ama aynı zamanda günümüz koşullarına Devrim’den daha fazla adapte olmuş bir karakter…İlker, Devrim'in senaryoları yazabilmesi için gerekli ortamı sağlamaya çalışıyor.











Ve bir gün hayatlarına komşuları Çağla giriyor. Çağla adeta kurallardan yaratılmış bir kızdır. Hayattaki her şeyin, kendisinin ve toplumun çizdiği çizgiler dahilinde olması gerektiğini savunan, ve bu yüzden de hem hayat, hem de siyasi açıdan muhafazakar bir tiptir. Bu Ankara’lı kızın hayatı, Kurtuluş’ta yaşayan, bekar, sevimli ve aşık olacağının rüyasını bile görmüş Devrim ve de kızlar açısından oldukça popüler bir konumu olan İlker’le kesişiveriyor…Oyun, bu üç karakterin içinde olduğu bir romantik komedi.



Aşk Kokusu, Issız Adam filmi ile tanınan ünlü oyuncu Cemal Hünal'ın ilk profesyonel Türkçe oyunuymuş. Cemal Hünal, eğitim için yurt dışında bulunduğu yıllarda sanat yönetmenliğinden kostüme kadar bu işin her dalında aktif olarak yer almış ancak oyunculuk kariyer planlamasının içinde yer almıyormuş. Gelin görün ki, kaderin bir cilvesiyle karşılaşmış. Bir söyleşisinde şöyle diyor: "Oyunculuğu bir kariyer olarak düşünmüyordum. Hedefim senarist ve yönetmen olarak istediğim projeleri hayata geçirmek… Aslında kamera önü bana göre değil. Elbette ki, oyunculukta bir şeyler yapmak benim için büyük bir şans. Bu oyunda da Onur olduğu için yer aldım. Arkadaşlarımla çalışmak istiyordum, başka alternatifler vardı ama Onur'un amacı Türkiye'nin her yerinden seyirci getirebileceğimiz bir projeyi hayata geçirmekti. Bunu da başardık."



Aynı söyleşide Onur Şenay, Cemal Hünal'ın en popüler olduğu dönemde sahneledikleri oyunda onun isminin yer almasının, seyirciyi muhakkak etkilediğinin altını çizerek sözlerine devam ediyor: "Etkiledi kesinlikle,tıka basa doldu salon. Cemal Hünal'ın etinden sütünden yararlandık. Elbette ki sadece oyuncu ismi yeterli olmuyor çünkü oyunu beğenmezlerse oyuncuya ve oyuna oldukça ters tepiyor sonucu. Fakat biz öyle bir şey yaşamadık".

Açıkçası Onur Şenay ile aynı fikirde olduğumu söyleyemeyeceğim. Her ne kadar 2. perdesi daha iyi olsa da genel olarak kurguda fazlasıyla boşluklar olduğu göze çarpıyor. Oyunculuklara diyecek bir şey yok ama bence bu sezon ki tiyatro oyunlarının ortak özelliği senaryolarının zayıf olması! Tabii ki herkes tiyatroları desteklesin, oyunları izlesin ancak tiyatrolar da aynı "düşünceli" tavrı izleyicilere göstermeli ve daha anlamlı oyunlar yapmalı diye düşünüyorum! Cemal Hünal'ı seviyorsanız gidilebilir ancak başka seçenekleriniz varsa önce onları değerlendirebilirsiniz gönül rahatlığıyla...Herkese iyi seyirler...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme