14 Aralık 2013 Cumartesi

Eleştirel bir komedi: "Ya Tutarsa?"

Tiyatroları desteklemek adına son zamanlarda kimin oynadığına bakmadan programımıza uyan her oyuna gitmeye çalışıyoruz. Uzun süredir sürekli karşıma çıkan "Ya Tutarsa"nın Anadolu Yakası'nda oynandığını görünce bu kez kaçırmayalım dedik ve biletlerimizi aldık. "Ya Tutarsa"nın senaryosunu, aynı zamanda başrolü de oynayan; dizilerden de tanıdığımız, uzun yıllardır tiyatro yapan usta oyuncu ve yönetmen Ali Erdoğan yazmış. “Ya Tutarsa?", 2013 yılında başlayan bir oyun. Hem neşeli hem de ibretlik bu iki perdelik güldürü, yerel seçimlerin yaklaştığı şu günlerde gündeme cuk oturuyor!



“Ya Tutarsa?”’da yerel seçim dönemlerinde siyasetçilerin halkı kandırmak için neler yapabileceği konusu üzerinde duruluyor. Oyun, yerel seçim döneminde, kıyıda köşede kalan Çulsuzlar kasabasında yaşanan yer yer komik ve trajikomik seçim manzaralarını sahneye taşımayı başarıyor. Küçük bir kasabada geçen oyunu şehirlere uyarlamak da mümkün. Daha doğrusu, oyunu izleyenler bir yandan da kendi yaşadığı kentte, ilçede, beldedeki seçim atmosferini hayal edebilir. Siyasetçilerin halkı hangi demeçlerle ve vaatlerle kandırdığını düşünüyor insan ister istemez.












Oyunda başkan adayı olan, birbirinden oldukça farklı iki kişi var: Salınmış ve Satılmış! İsimlerden de anlaşılacağı gibi Satılmış sahtekarın önde gideni ama umut aşısı yapıyor, sürekli vaat veriyor, iyi bir hatip olduğu için halkı kandırması çok daha kolay oluyor! Salınmış ise dürüst ve namuslu; Satılmış gibi yapamayacağı şeyleri değil; gerçekten yapabileceklerini vaat ediyor ama ne yazık ki halkımız her zaman olduğu gibi büyük düşüneni(!) seçiyor. Seçimle işinin başına geçen Satılmış, köylüyü soyup soğana çeviriyor... Tam da bu noktada ‘Çılgın projelere’ gönderme yapılıyor. Sadece bu kadar da değil; ‘demokratikleşme paketi’, ‘yetmez ama evet’, ‘ÖYM’, ‘Gezi’, ‘seçim hilesi’, ‘Manchini’, ‘CD’, ‘AVM’ vb. göndermelerle oyuna güncel öğeler katılıyor. Oldukça politik bir oyun var karşımızda!












“Ya Tutarsa?” ülkenin nabzını tutarken tavrını da koyuyor. “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam” gibi Gezi’ye gönderme yapan ve bu durumu içinde bulunduğumuz dönemde korkmadan tiyatro sahnesine taşımak ayrıca alkışı hak ediyor. Bunun dışında oyundaki yerel yönetici-medya patronu ilişkisinde karşılıklı şantajlarla sergilenen ironi de gerçekten övgüye değer. Yedi kişilik kadroyla (Ali Erdoğan, Celal Belgil, Sibel Erkan, Sedat Dalar, Meriç Eroğlu, Çağla Şadoğlu, Gökhan Keskin) oynanan oyunda bazı karakterler aynı oyuncular tarafından oynanıyor.












İlk perdede oyunun kurgusunda bazı eksiklikler olduğunu düşünsek de ikinci perde de toparlandı oyun. Konusu itibariyle de beğendik. Ali Erdoğan'ın performansı oyunu sürükledi. Ancak özellikle Salınmış rolünü oynaması için daha iyi bir oyuncu bulunabilir diye düşünüyorum. Programınıza uygun olan bir günde, tiyatrolara destek olmak amacıyla gidin izleyin derim. Biletler de çok pahalı değil ve genelde Grupanya, Grupfoni vb. grup satış sitelerinde satılıyor. Herkese şimdiden iyi seyirler :)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme