21 Eylül 2013 Cumartesi

Balıkta Yeni Adresimiz: Mira Balık

Bumerang Deneyim Günleri için Mira Balık'ta Buluştuk

Hürriyet'in dijital kanallarından biri olan Bumerang, "Deneyim Günleri"ni yapmaya başladığından beri bu etkinliklere katılmayı istiyordum ancak bir türlü denk gelmedi. Yepyeni bir deneyim için Mira Balık'a çağrıldığımda bu kez hayır diyemedim ve etkinliğe katıldım ki iyi ki de katılmışım! Bumerang'ın düzenlediği bu etkinliğe 10 yeme-içme blogger'ı davetliydi. Hep birlikte Mira Balık'ta buluşup bir yandan birbirinden lezzetli mezeleri yiyip diğer yandan Mira'nın hikayesini dinledik. 











İstanbul'un Boğaz'ın kıyısındaki en güzel semtlerinden biri olan Arnavutköy'de yer alan Mira Balık, boğaz manzarası ve bembeyaz dekoruyla dikkatleri üzerine çeken bir mekan. Butik bir aile işletmesi olan Mira, sıcacık ortamıyla misafirlerine keyifli bir ortam sunuyor. Etkinlikte Yakup, Tabita ve Habil Özden bizlere başarılı işletmenin sırlarını, menüyü nasıl oluşturduklarını, mezeleri, işletmenin hikayesini ve balık ile içki uyumunu anlattılar. Adını Mira Yıldızı'ndan alan Restaurant'ta kardeşler iş bölümünü şu şekilde yapmışlar: mutfaktan Tabita Hanım, satınalma ve ekipten Habil Bey ve tanıtımdan Yakup Bey sorumlu. Üç kardeşten oluşan bir aile işletmesi olan Mira'daki yemekler, Ege'deki geleneksel lezzetler göz önüne alınarak düzenlenmiş. 











Aile üyelerinin, Mira'yı açmadan önce farklı şirketleri varmış ve neden birlikte bir şeyler yapmıyoruz diye düşünerek güç birliğine gitmişler ve Mira'yı açmaya karar vermişler, çok da iyi yapmışlar bence :) Aile, Mira'yı nerede açalım diye düşünürken şimdiki yerini bulmuşlar ve altı aylık bir dekorasyon sürecine girmişler. O kadar ki duvarları boyamak için kazırken altından çıkan tuğla duvarlara şaşırmışlar ve onu koruyup şimdiki dekorasyonun içine katmışlar, çok şık olmuş. Menü oluşturulurken tadım etkinlikleri yapılarak hangi yemeklerin ve mezelerin olacağına karar verilmiş. Menüsünde 20 çeşit meze bulunan Mira Balık'ın mezelerinden etkinlikte biz de tadım yapma fırsatı bulduk :)













Yukarıda sırasıyla servis edilen mezelerden yaprak sarması, patlıcan salatası, yeşil zeytin ve levrek marineyi görebilirsiniz. Girdiği her ortamda yemek yerine mezeyi tercih eden biri olarak mezelerin birçok mekana göre daha lezzetli olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Yaprak sarmayı çok seven biri olarak denemeye sarmadan başladım. İç malzemesi hem kıvam hem de tat açısından süperdi :) Her ne kadar ben pek sevmesem de gerçek patlıcan salatasında köz kokusu olur derler. Bu ritüele uyarım ve köz kokusu olmadan yiyemem diyenler için patlıcan salatası tam kıvamında. 3. resimde gördüğünüz ufak yeşil zeytinler ise Ayvalık'tan özel olarak getirtiliyormuş. Halihazırda mekandaki tüm zeytin ve zeytinyağları Ege'nin güzide ilçesi Ayvalık'tan geliyor. Levrek marinenin sosu bana daima ağır ve tuzlu gelmiştir, bu sefer de açıkçası tereddütlü yaklaştım ancak tadına bakınca 2. parçayı almadan duramadım :)














Mezelerimiz süzme yoğurtlu semiz otu salatası, kabak çiçeği dolması, ahtapot salatası ve girit ezmesi ile devam etti. Tabita Hanım her ne kadar imzamız "Ahtapot ızgara" dese de ahtapot salatanın da hakkını yemeyelim, son dönemde yediğim ahtapot salataları arasında tartışmasız en iyisiydi, beni hiç rahatsız etmedi. Süzme yoğurt ile yapılan semizotunun içine üzüm ve ceviz konması ise farklı bir tat oluşturmuş, mutlaka deneyin derim. Sarımsak, ceviz, ezine peyniri, kekik, pul biber, salça ve zeytinyağından oluşan Girit ezmesini ise ilk defa burada yedim. Özellikle acı yemeyi sevenler Girit ezmesini çok sevecektir.  Asıl olarak Favorim olan kabak çiçeği dolmasını en sona bıraktım! İncecik yapraklar yırtılmadan, özenle hazırlanarak pişirilmiş. Yaprak sarma da olduğu gibi tam kıvamında yapılan dolmayı afiyetle yedik :)




















Menümüz bu kadarla bitti mi sanıyorsunuz? Tabii ki hayır, yukarıda saydığım mezelerin dışında masaya lakerda, özel soslu Mira salatası; ara sıcak olarak ise levrek pazı sarma, levrek çöp şiş ve kalamar ızgara geldi. Şişte kebap ve ciğer yemeye alışkın biri olarak balığı görünce önce bir garipsedim ama lavaş ve soğanla birlikte yedikçe lezzetini daha iyi aldım. Oldukça iyi pişirildiği için tadı daha da hoşuma gitti. Bu arada tüm bu lezzet denemelerini yaparken Habil Bey'in önerdiği Terra'nın beyaz şaraplarından Sauvignon Blanc bize eşlik etti.











Lezzete doyduğumuz bu günde daha ne olabilir ki diye konuşurken meyvelerimiz ve tatlılar geldi. O kadar yemişken bile tabii ki tüm tatlıların tadına baktım. Balıkçılarda irmik helvası daha lezzetli olur biliyorsunuz, burada daha daha lezzetliydi :) Her ne kadar Tabita Hanım hazır hiçbir şey almıyoruz, her şeyi kendi mutfağımızda biz yapıyoruz dese de açıkçası tatlıları da kendilerinin yaptığını düşünmemiştim. Bu leziz tatlıların da Mira mutfağında yapıldığını öğrenince hem şaşırdım hem de mekanı bir kez daha takdir ettim.











Bu keyifli gün için öncelikle Mira Balık'ın işletmecileri Tabita Hanım, Yakup Bey ve Habil Bey'e; ayrıca Bumerang Deneyim Günleri kapsamında etkinliği organize eden Bumerang ekibi Ahmet Bey ve Hilal Hanım'a çok teşekkür ediyorum. Sonsöz olarak Mira Balık'ı denemeyenlere kesinlikle öneriyorum. Mekan hem kalitesi, müşteriye verdiği değer ve temizlik açısından hem de yemeklerin lezzeti açısından benden tam not aldı. Özellikle lakerdayı tatmadan mekandan ayrılmayın derim. Ayrıca haftasonu saat 14:00'e kadar kahvaltı da veriliyor, dileyen kahvaltıya da gidebilir. Herkese şimdiden afiyet olsun ;)



2 yorum:

  1. Görselleriniz ve yazı dilinizle harika bir yazı olmuş.
    Sevgiler

    Hilal

    YanıtlayınSil
  2. Çok teşekkürler Hilal Hanım :) Yazıyı beğenmenize sevindim ;)

    YanıtlayınSil