2 Şubat 2012 Perşembe

O Bir Klasik!

Hard Rock Cafe Berlin

Bu yazıda sizlere yurtdışı seyahatlerimde eğer şehirde varsa mutlaka ziyaret ettiğim Hard Rock Cafe'den ve özelinde son gittiğim Berlin Hard Rock Cafe'den bahsedeceğim. Türkiye'de şubesi bulunmayan Hard Rock Cafe restaurantlar zinciri, 1971 yılında Isaac Tigrett ve Peter Morton tarafından kuruldu. İlk Hard Rock Cafe sanıldığı gibi Amerika'da değil, Londra'da Hyde Park'a yakın Hyde Park Corner'da, eski bir Rolls-Royce araba galerisinde açılmış. Hard Rock Cafe'lerin her biri içinde farklı rock & roll teması barındırıyor. Her bir kafenin kendine özgü tasarımları olsa da hepsinde kaliteli Amerikan mutfağı örnekleri sunulur. Günümüzde, 52 ülkede toplam 166 Hard Rock Cafe bulunuyor. 1995 yılı itibariyle Peter Morton Hard Rock Cafe'nin otel ve kumarhanesini de açarak  zinciri genişletti. İlk "Hard Rock Hotel ve Casino" ise 1995 yılında ABD'nin Las Vegas kentinde açıldı.













Hard Rock Cafe'lerde ünlülerin sahne performansları, fotoğrafları, kostümleri, posterleri ve gitarları da sergilenmektedir. Hard Rock Cafe'lerin unutulmaz koleksiyonları arasına giren bir çok efsane eşyaların bir araya getirilmesi Eric Clapton’ın müdavimi olduğu Londra’daki orjinal Hard Rock kafeye stüdyo ve canlı performanslarında kullandığı bordo renkli Fender Lead II gitarını kafenin duvarına asmak istemesi ile başladı. Kafe işletmesi bunu kabul etti ve bu duvar Eric Clapton noktası oldu. Bir hafta sonra Who grubundan Peter Townsend kafeye gitarıyla gelerek bir not ile gitarını bıraktı “Benimki de onunki kadar iyi, sevgiler, Pete”. O zamandan beri Hard Rock Cafe dünyanın en iyilerinden biri denilebilecek bir çok hatıra eşyadan oluşan muhteşem bir koleksiyona sahip. Bunlar arasında Jimi Hendrix’in Gibson Flying V gitarı, Bo Didley’in ilk el yapımı (1945) gitarı, Pearl Jam grubundan Eddie Vedder’in kişisel gitarı ve Duane Allman’ın 1954 Fender Stratocaster gitarı ki bu gitar Fenderin ilk yaptığı strat gitarlardandır.












Hard Rock Cafe'lerdeki gitar koleksiyonları bir süre sonra iç mekan koleksiyonları olmaktan çıkıp belli lokasyonlarda devasa semboller haline geldi. Böylece Hard Rock Cafe'ler kendi fanlarına bloklar öteden nerede olduğunu gösterebilme şansını elde etti. Dünya genelindeki 166 lokasyonun 35’inde devasa gitar heykelleri bulunuyor. Her bir gitar heykeli orjinali olan replikaların mükemmel benzerleri, gitarın gövde boyun ve tel kısımları genellikle neondan yapılmış olup geceleri de rahatlıkla görülebilmelerini sağlıyor. Gitarlar akort vidalarına kadar birebir olarak yapılmış ve mükemmel benzerleri imal edilmiştir.












Hard Rock Cafe'lerin tarihçesi ve genel özelliklerinden yeterince bahsetmiş oldum sanırım :) Berlin'deki Hard Rock Cafe'ye gelirsek, şimdiye kadar gittiklerim arasında en iyisi diyebilirim! Hangi açıdan mı? Kesinlikle yemekleri açısından değil :) Başlangıç için 3 kişi olduğumuzdan "Combo" istedik ve önümüze süper bir tabak geldi. Hem çeşit açısından hem de porsiyon olarak çok doyurucu olduğunu söyleyebilirim. Süper başlangıç tabağımızda soğan halkaları, tavuk kanatları, susamlı kızartılmış tavuk, çin böreği, salata ve farklı soslar bulunuyordu. Bu tabağın yanında Berliner biralarımızı yudumladık ama itiraf edeyim Efes'in yerini hiçbir şey tutmuyor :)
























Ana yemek olarak Hard Rock Cafe'ye gidince ne istenir? Tabii ki hamburger. Biz de iki kişi 13'er oz'luk büyük hamburger, 1 kişi de küçük standart hamburger olmak üzere siparişlerimizi verdik. Siparişlerin gelmesi tüm avrupa ülkelerinde olduğu gibi burada da bir hayli uzun sürdü. Hamburgerler gelinceyse tam bir hayal kırıklığına uğramış olduk! Eşim hamburgerinin etini orta pişmiş istemişti, çiğ geldi; ben çok pişmiş istemiştim yanık geldi! Küçük hamburger tek normal gelendi. Hamburgeri geri gönderdim ama baktım yenisinin gelmesi uzun zaman alacak, vazgeçtik ve başlangıçlarla masadan kalkmış oldum. Sizlere tavsiyem başlangıcı almanız, sonrasında bira patates yapmanız :) İngiltere'deki Hard Rock Cafe'yi de başka bir yazıda yazacağım ancak orada yemeklerin süper olduğunu belirteyim ki her Hard Rock Cafe'nin aynı olduğunu düşünmeyin.












Gittiklerim arasında en iyi demiştim yukarıda, yemekleri eleştirdikten sonra sıra o kısma geldi :) Hard Rock Cafe Berlin'in inanılmaz dinamik bir ortamı var, müzikleriyle sizi içine alıyor ve sürüklüyor. Her Hard Rock Cafe'de aynı müzikler çalıyor diyenler kesinlikle yanılıyor. Tabii ki ağırlıklı olarak Rock müzik çalıyor ancak herkesi yakalayabilmek ve içine alabilmek adına aralara günümüzün popüler şarkılarını da sıkıştırmışlar. Bir bakıyorsunuz Lady Gaga, bir sonraki şarkı Michael Jackson Thriller, bir sonraki Metallica! Benim gibi hepsini dinleyenler için süper bir şey bu! Neredeyse bütün şarkılara eşlik ettik diyebilirim :)















Ayrıca mekan boyut açısından da çok ferahtı. Londra'daki Hard Rock Cafe'ye gidenler bilir, ufacık bir mekandır, akşam kapıda kuyruk olur! Burada öyle bir durum olmaması da çok iç açıcıydı. Aralarda yine her Hard Rock'ta olduğu gibi doğum günleri kutlandı. Hep birlikte happy birthday şarkıları söylenip, doğum günü olanlar alkışlandı. Biz grupça inanılmaz eğlendik, Berlin'e yolu düşenlere kesinlikle tavsiye ediyorum. Yemek için değil ama eğlence için süper bir mekan. Deneyin, görün derim ;) Herkese iyi eğlenceler şimdiden...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme