22 Aralık 2011 Perşembe

Cilt Bakımında Doğru Bilinen Yanlışlar


Cilt Bakımınızı Doğru Yapıyor musunuz?

Her yaşta güzel, pürüzsüz, parlak bir cilde sahip olmak tüm kadınların hayali. Cilt bakımında her gün birçok bilgi duyuyor ve öğreniyoruz. Ancak bilinçsizce uygulanan bu yöntemler yarar yerine zarara neden olabiliyor. Bu nedenle doğal ürünlerle yapılan yöntemler de olsa mutlaka bir doktora başvurmak gerekiyor. Anadolu Sağlık Merkezi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Figen Akın, cilt bakımında doğru bilinen yanlışlar hakkında bilgi verdi.














Deride dışsal yaşlanmanın yüzde 80’i ultraviyole ışınlara bağlı olarak gelişiyor. Bu nedenle yaz ve kış devamlı olarak cildi ultraviyole ışınların yarattığı hasardan korumak için güneş koruyucu kremlerin kullanılması önem taşıyor. Cildin nem ihtiyacı her yaşta önemli, her gün en az 2,5- 3 lt su tüketimi sağlık bir cilt bakımında önemli rol üstleniyor. Ayrıca antioksidan gıdalardan zengin beslenme (özellikle ileri yaşlarda), düzenli spor yapma da cilt bakımında önemli bir yer tutuyor. Yaşla birlikte, cildin üst tabakalarının dökülmesi (hücre yenilenme zamanı ) azalıyor. Cildin üst tabakaları dökülemediğinden cilt  donuklaşıyor ve kaba bir görünüm kazanıyor. Ciltteki bu donuk görünümü gidermek için her gün sabah akşam cilt tipine uygun bir temizleme ürünü  ile cilt temizlenmeli. Yağlı ciltlerde jel formu, kuru ciltlerde krem formu ürünler tercih edilmeli. İleri yaşlarda, belirgin cilt hassasiyeti yoksa, genelde soyucu özelliği daha belirgin olan hidroksi asit (AHA) veya retinoid içeren ürünler tercih edilmeli. Sadece su ve sabun ile yapılan cilt temizliği cildi kurutur.


 
 
 
 
 
 
Cilt temizliğinden sonra cilt tipine uygun bir nemlendiricinin sabah akşam uygulanması günlük cilt bakımında önemli. Esnek, iyi nemlendirilmiş bir cilt daha yumuşak ve parlaktır. Cilt bakımı  için kullanılacak ürünleri seçmeden önce kişisel cilt özelliklerinin belirlenmesi önem taşıyor.
Cilt bakım ürünü alınmadan mutlaka hekime sorulmalı
Cilt bakımında en önemli hatayı cilt tipi ve özellikleri belirlenmeden ürün kullanılması oluşturuyor. Piyasada birçok marka ve ürün bulunuyor. Dr. Figen Akın bu ürünlerle ilgili şunları söyledi:
“Kişinin cilt tipini bilmeden aldığı ürünler ciltte kuruluğa ve irritasyona neden olabilir. Ayrıca yüz ve vücut bakımında kullanılan parfüm içeren ürünler, banyo yağları, nemlendirici, şampuanlarda ve diğer kozmetik ürünlerde kullanılan doğal yağlar (jojoba yağı, çay çiçeği yağı ve lavanta yağı); bakım ürünlerinin içeriğinde bulunan nikel, kobalt, krom gibi metaller, koruyucu olarak kullanılan lanolin, PABA ve türevleri, propilen glikol gibi maddeler  allerjik kontakt dermatite neden olabilir. Bu nedenle ürün kullanmadan önce cilt tipi tayini yapılarak hekim yönlendirmesine göre ürün kullanmak en doğrusudur.”


 
 
 
 
 
 
 
Leke açıcılar daha fazla lekeye neden olabilir
Hindistan cevizi yağı yağının yüzde siyah nokta gelişimine neden olduğu biliniyor. Cilde uygulanan bitkilere cildin ihtiyacı olmayabilir. Örneğin leke açıcı olarak cilde sirke, yoğurt ve bir takım asitlerin hekim kontrolü olmadan kullanılması ve cildin güneşten iyi bir şekilde korunmaması, tersine lekelenmelerin artmasına yol açabiliyor. 
Cilt bakımlarının deneyimsiz merkezlere yaptırılması da akne ve lekelenme gibi bir takım yan etkilere neden olabiliyor. Güzellik merkezlerinde hekim kontrolü altında olmadan yapılan cilt bakımlarında cilt yapısı ve özellikleri  hekim kadar iyi bilinmediğinden bakım sonrası sivilcelenme, ciltte lekelenme, kullanılan ürünlere karşı kontakt reaksiyonlar gelişebiliyor. Cilt bakımına bilinçli bir şekilde, hekim önerileri doğrultusunda, cilt özelliklerine ve cildin ihtiyacına bakılarak ergenlik sonrası başlanması önem taşıyor

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme