27 Ekim 2011 Perşembe

Meme Kanseri Denince?

Ekim Ayı, Meme Kanseri Farkındalık Ayı

İçinde bulunduğumuz ekim ayının, meme kanseri farkındalık ayı olduğunu biliyor musunuz? Meme kanseri deri kanserlerinden sonra kadınlarda en sık görülen kanser çeşidi. Bilim adamları, kansere bağlı ölüm nedenlerine bakıldığında ilk sırada akciğer kanserinin, ikinci sırada ise kadınlarda görülen meme kanserinin olduğunu söylüyor. Yeni doğmuş bir kız çocuğunun ömrü boyunca meme kanserine yakalanma riski yaklaşık yüzde 13’müş ki bu gerçekten yüksek bir oran. Tüm bunlar göz önüne alındığında erken teşhisin çok önemli olduğunu söylemek gerekiyor.




Meme kanseri riski yaş ilerledikçe artıyor. Anadolu Sağlık Merkezi'nden Prof. Dr. Metin Çakmakçı düzenli hekim kontrolleri için anlamlı yaş sınırının 40-45 yaşlar arası olduğunu belirtiyor. Önerisi, 40 yaşından sonra her yıl muayene, mammografi ve ultrasonografi çekilmesi. Ancak kişide özel bir risk varsa daha sık hekim kontrolüne gidilmesini tavsiye ediyor. Memenin yapısı nedeniyle bazen mammografi fazla bir bilgi veremiyor ve bu durumlarda MR çekerek izlemek gerekebiliyor. 

















Meme kanseriyle ilgili birçok marka kampanya yapıyor. Türkiye'de bu konuyla ilgili en fazla çalışma yapan şirketin Avon olduğu söylenebilir.Avon'un projeleri arasında sadece tarama çalışmaları yok. Bunun dışında,  kadınları bilinçlendirmeye yönelik kampanyalar arasında; meme kanseri ile mücadele yürüyüşleri, meme kanseri kitabı ve seminerleri sayabiliriz. Ayrıca toplanan fonlarla hastanelere mamografi cihazları bağışlanmış. 15 yıldır bu konuda emek veren Avon'u tebrik ediyorum ve sayelerinde bu konuda birçok kişinin artık daha bilinçli olduğunu düşünüyorum. Keşke her şirket bir sorunu bu kadar sahiplense ve insanları bilinçlendirse!

















25 Ekim 2011 Salı

Van için Herkes Tek Yürek!





Van Depremi'ne duyarlılık gösteren ve zor durumda olan depremzedelere yardım elini uzatmak isteyen vatandaşlarımız için bir liste hazırladık. Aşağıdaki kanallardan dilediğinizi seçerek yardımlarınızı en kolay şekilde Van'a ulaştırabilirsiniz:

1. KIZILAY
2868'e tüm operatörlerden boş bir SMS göndererek Kızılay'a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Ayrıca havale yoluyla destek olmak isteyenler, tüm bankalardaki "Türk Kızılayı" hesaplarından bağış yapabilir. Ayni bağışlar Türk Kızılayı lojistik merkezleri ve şubeleri tarafından kabul edilecektir. Tüm Kızılay şubelerinin iletişim numaralarını buradan öğrenebilirsiniz.

2. AKUT
Tüm GSM operatörlerinden 2930'a göndereceğiniz AKUT yazan bir SMS ile AKUT'a 5 TL bağışta bulunabilirsiniz.

Kredi kartını kullanarak internet üzerinden bağış yapmak isteyen vatandaşlarımız CardFinans ya da diğer banka kartlarını kullanarak bağışta bulunabilirler.

Havale/EFT için Banka Hesap Numaraları;
T. İş Bankası - Gayrettepe Şubesi - TR14 0006 4000 0011 0800 6666 63
Finansbank - Gayrettepe Şubesi - TR92 0011 1000 0000 0001 9576 70
Garanti Bankası - Ortaklar Cad. Şubesi - TR26 0006 2000 3570 0000 0029 30

3. BAŞBAKANLIK YARDIM KAMPANYASI
Başbakanlık tarafından Van’da yaşanan deprem nedeniyle başlatılan yardım kampanyası çerçevesinde saptanan banka hesap numaralarına buradan ulaşabilirsiniz.

4. KARGO FİRMALARI
Yurtiçi Kargo, PTT Kargo, MNG Kargo ve Aras Kargo yardım gönderilerini ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırmaktadır.

5. HÜRRİYET EVLERİ
Deprem sonrası yaralarını sarmaya çalışan ve kış öncesinde evsiz kalan Van için Hürriyet Gazetesi de büyük bir seferberlik başlattı. Hürriyet, Van’da kış koşullarına dayanıklı, mutfak, banyo ve tuvaleti olan "Hürriyet Evleri" kuracak. Kızılay işbirliğinde başlatılan kampanya ile her biri 6 bin liraya kurulacak evler, evsiz kalan vatandaşlara sıcak bir yuva olacak.

Van Depremi - Hürriyet Gazetesi Bağış Hesapları
T. İş Bankası Mithatpaşa Şubesi
4228 - 0971947 / IBAN TR370006400000142280971947
T.C. Ziraat Bankası Kızılay Şubesi
Hesap No 685-2868-5189 / IBAN TR060001000685000028685189
Garanti Bankası Kızılay Şubesi
Hesap adı: Van Depremi - Hürriyet
Şube: 082 Hesap No: 6294703 / IBAN TR72 0006 2000 0820 0006 2947 03

Yapacağınız ufak bir yardım zor durumdaki bir çok insanı hayata bağlayan bir umut olacaktır. Mesajımızın ulaştığı herkesi, deprem bölgesinde yardıma ihtiyacı olan vatandaşlarımıza yardım etmeye davet ediyoruz.


Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.

18 Ekim 2011 Salı

Bağdat Caddesi'nde Brunch

Cafe Cadde'de Brunch 

Geçtiğimiz hafta Avrupa yakası insanları olan ben ve çok yakın bir arkadaşım, bu kez değişiklik yapalım diyerek Cadde'de buluşup brunch yapmaya karar verdik. Buraya kadar gelmişken Midpoint, House Cafe vs gibi her yerde aynı olan mekanlara girmek istemedik ve Cadde'ye özel bir yer olsun istedik. Daha önce bir kez uğramış olduğum Cafe Cadde'yi görünce hadi bu sefer de brunch yapalım dedik. Hem böylece Cadde'ye özel bir yer de olmuş oldu :) Pazar günleri 10:00 - 14:00 saatleri arasında açık büfe pazar kahvaltısı sunan Cafe Cadde'nin menüsünde yok yok!




Pazar kahvaltısı burada 15 yıldır kesintisiz devam ediyormuş ve birçok müdavimi de var. Bir brunchtan daha ziyade hafta içi özlediğiniz lezzetleri şarküteri ağırlıklı sunan ama sabah saatlerinde canınızın çekebileceği bir çok sıcak çeşidini barındıran komple bir kahvaltı bu. Anadolu'nun yerel peynir ve zeytinleri, organik reçeller, salonda kurulan ocakta isteğinize göre omletinizi hazırlayacak aşçısı, kendi üretimleri ekmek çeşitleri ve müthiş tatlı büfesiyle herkesin beğenisine hitap eden geniş bir açık büfesi var. Brunch'ın kişi başı fiyatı 35 tl ve 7-12 yaş % 50 indirimli. 
















Cafe Cadde'nin brunch'ı şimdiye kadar gittiklerim ve yediklerim arasındaki en iyilerden biriydi diyebilirim. Herkese tavsiye ediyorum, gönül rahatlığıyla gidin, bol bol yiyin :) Herkese afiyet olsun şimdiden.



14 Ekim 2011 Cuma

Eşsiz Müzikalin 25. yılı Londra'da Kutlandı

The Phantom of the Opera - Opera'daki Hayalet


Dünyanın en başarılı ve uzun süredir sahnelenen, 1986'dan bu yana 100 milyondan fazla izleyiciyi tiyatro salonlarına çeken müzikallerinden biri olan Phantom of the Opera, Operadaki Hayalet 25 yaşında. Müzikal, Londra'da, Royal Albert Hall'da düzenlenen özel bir geceyle doğumgününü kutladı. Yaklaşık 5500 kişinin katıldığı kutlama, İngiltere, Amerika Birleşik Devletleri, çeşitli Avrupa ülkeleri, Kanada, Japonya ve Avustralya'da seçilen bazı sinema salonlarında da canlı yayınlandı.

Fransız yazar Gaston Leroux'nun romanından sinemaya da uyarlanan "Operadaki Hayalet" müzikali, ilk olarak 1986 yılında Londra'daki Her Majesty's Tiyatrosunda sahnelenmişti. O tarihten bu yana devam eden müzikalin burada 10 binden fazla temsili yapıldı. 130 milyondan fazla kişinin izlediği müzikal, 27 ülkede gösterildi ve dünya çapında yaklaşık 5.6 milyar ABD doları hasılata ulaştı. 2004’te Joel Schumacher yönetiminde sinemaya da uyarlandı.



"Operadaki Hayalet" gerçek bir öyküdür; öykünün iki temel kahramanı olan Hayalet Eric ve soprano Christine gerçekten yaşadılar. Yazar Gaston Leroux, Christine´in aslında İsveçli bir opera şarkıcısı olan Christina olduğunu söylüyordu ama Hayalet´in kim olduğunu asla açıklamadı; "Ben onu tanıdım, gerçekti ama bir hayalet gibi yaşıyordu" diyerek sırrını öteki dünyaya götürdü.

Gaston Leroux, "Operadaki Hayalet"i, Paris Operası´nı gezdikten sonra yazdığını söyler, binanın her yerini gezmiş, bodrumlarına kadar inmiştir. Opera binası, Prusya savaşlarından kalma bir hapishanenin üzerine kurulmuştur. Leroux´u etkileyen diğer bir olay da 1896´da seyircilerin üzerine düşen dev avizeydi. Sonucu korkunçtu, bir ölü ve sayısız yaralı. Leroux, binayı incelerken mimar tarafından neden yapıldığı bilinmeyen petek benzeri geçitler keşfetti, amacı anlayamamıştı ve sanki karanlık geçitlerde görünmeyen bir canlı yaşıyordu. İşte "Operadaki Hayalet" yani Hayalet Eric burada doğdu ama Leroux hayeletin gerçek olduğunu yani daha önce burayı inşa eden yarı deli, müzisyenlerden nefret eden bir mimar olduğunu iddia ediyordu. 













"Phantom of the Opera" çağımızın müzikal dehası Andrew Lloyd Webber´in besteleriyle 9 Ekim 1986´da ilk kez Londra´da sergilendiğinde, hemen herkes çok büyük bir müzik olayı ile karşılaştıklarını anlamışlardı. Webber ve ekibinin yarattıkları müzikal olağanüstüydü. Her ne kadar Christine´i ilk kez oynayan bestecinin o zamanki eşi Sarah Brightman´ın daha ön plana alındığı görüşünü savunanlar çıktıysa da, Hayalet karakteri olması gerekenin üzerindeydi. Webber´in dev müzikali hala Londra ve New York´da oynanıyor; milyonlarca kişi tarafından izlendi ve izleniyor. Son ayların ne büyük tartışması ise, günümüz sinemasının Hayalet´i bir kez daha beyaz perdeye Webber´in müziği ile getirmesi. Webber bu önerilere uzak duruyor ve; "Ben bir tiyatrocuyum." diyor. 

Müzikali 2004'te Londra'da izlemiştim ve etkisini uzun zaman hissetmiştim. İnsanı ele geçiriyor, 2-2.5 saat boyunca kendinizi oyunun içinde hissediyorsunuz ve siz de o anları yaşıyor gibi oluyorsunuz. Londra'ya yolu düşenlere kesinlikle tavsiye ediyorum ve bu müzikali kaçırmayın, pişman olmazsınız diyorum ;) Ben bile, daha önce izlemiş olmama rağmen ikinci kez izlesem mi diye düşünüyorum! Yine de karar sizin, iyi seyirler şimdiden.


6 Ekim 2011 Perşembe

Sevdiklerinize Doğum Günü Hürriyet'i Verin


Hürriyet Gazetesi'nden okurlarına doğum günü, sevgililer günü, yıl dönümü ve diğer tüm özel günler için unutamayacakları bir hediye fırsatı!

Doğduğunuz gün Türkiye'de ve dünyada neler olduğunu hiç merak ettiniz mi?

Hürriyet, ilk yayın tarihi 01.05.1948'den günümüze kadar olan tüm baskılarının birinci sayfalarını kullanımınıza sunuyor. Bu sayede aileniz ve sevdiklerinize, doğum günlerine ait sayfayı armağan ederek bu özel günleri unutulmaz kılabilirsiniz. Ya da dilerseniz kendi doğduğunuz güne ait gazetenin ilk sayfasını sipariş edip saklamanız mümkün.

Size özel Hürriyet'inizi, orijinal gazete kağıdına baskılı olarak farklı ebatlarda seçebilirsiniz. Ayrıca ister karton tüp içerisinde, ister özel kutuda, isterseniz de oldukça şık bir ahşap çerçeve içerisinde sipariş verebilirsiniz.


Bu bir bumads advertorial içeriğidir.







3 Ekim 2011 Pazartesi

Grip Aşısı Kime, Ne Zaman Yapılmalı?


Grip Aşısı Mevsimi Geldi!

Grip mevsimi yaklaşıyor. Bazen endişe edilmeyecek kadar hafif seyreden grip, çok ağır bir tabloya da dönüşebiliyor. İnsanı yatağa düşürebilen, hatta riskli gruplarda "öldürücü" bile olabilen gripten korunmanın tek yolu ise, "grip aşısı" yaptırmak. Uzmanlar, aşının yararlı olması için salgın başlamadan önce yaptırılması gerektiğine, bunun için de en uygun zamanın sonbahar ayları olduğuna dikkat çekiyor!

Grip, "influenza" virüsünün solunum yoluyla insan vücuduna girmesiyle oluşan ve salgınlara yol açan bir enfeksiyon hastalığıdır. Dünya Sağlık Örgütü`nün verilerine göre, grip her yıl dünya nüfusunun yüzde 5`ini etkiliyor. Hastalık, tüm tehlikelerine rağmen ülkemizde genellikle hafife alınıyor. Oysa gribin neden olabileceği komplikasyonlar sonrasında özellikle ileri yaştakiler, çocuklar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi baskılanan kişilerde ölüme kadar varabilen ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Öyle ki, sadece ABD`de her yıl 20 binden fazla insan grip nedeniyle yaşamını yitiriyor. Yaş ve cinsiyet ayrımı yapmadan hepimizi tehdit eden gribi ve neden olabileceği ciddi komplikasyonları önlemenin tek yolu ise grip aşısı yaptırmak. Anadolu Sağlık Merkezi`nden Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko, grip aşısının yararlı olması için salgın başlamadan önce yapılması gerektiğini, bunun için de en uygun zamanın eylül ve ekim ayları olduğunu belirtiyor.











SOLUNUM YOLUYLA BULAŞIYOR

Dr. Elif Hakko, gribe neden olan virüsün; hasta veya taşıyıcı kişilerin hapşırması ya da öksürmesi yoluyla kolaylıkla bulaşabildiğini belirtiyor. Virüs bulaşmış ellerle temas etmek veya öpüşmek de yine bu virüsün geçmesine neden olan diğer faktörlerden. Ayrıca grip hasta veya taşıyıcı kişinin tuttuğu kapı kolu, telefon ahizesi veya havlu gibi ortak kullanım eşyalarından da bulaşabiliyor. Hasta kişilerden çevreye saçılan virüs parçacıklarının havada asılı kalabilme yeteneğine sahip olması, bulaşıcılığı daha da artırıyor. Hasta kişinin kapalı bir ortama girip çıkması bile o ortamda bulunan kişileri virüsün bulaşması açısından risk altına sokuyor. Bu nedenle grip ev, iş yeri, okul, kreş ve toplu ulaşım araçları gibi kapalı mekanlarda çok kolay bulaşıyor.


AŞI, AĞIR HASTALIK RİSKİNİ ÖNLÜYOR


Dr. Elif Hakko, grip aşısının mutlaka salgın başlamadan önce yapılması gerektiğini belirterek, "Aşının etkisinin ortaya çıkması için aşağı yukarı 2 - 3 haftalık bir süreye ihtiyaç duyuluyor. Dolayısıyla, grip aşısı için en uygun zaman sonbahar ayları, özellikle de eylül ve ekim ayı" diyor. Dr. Hakko, 6 aydan küçük bebekler, hamileliğin ilk 3 ayı içerisindeki anne adayları, yumurta ve tavuk proteinlerine alerjisi olan kişiler dışında, grip aşısından herkesin yararlanabileceğini belirtiyor. Ayrıca, 38 derece üstünde ateşi olan hasta kişilerde, aşı uygulamasının ateş düştükten sonra yapılması gerekiyor.













HER YIL TEKRARLANMALI



Grip aşısında tek doz yeterli oluyor. Daha önce hiç grip aşısı yaptırmamış olan 8 yaşından küçük çocuklarda ise aradan en az 4 hafta geçtikten sonra ikinci doz aşılama yapılması gerekiyor. Grip aşısının her yıl tekrarlanması gerekiyor. Bunun nedeni ise, virüslerin her yıl kendilerini değiştirdikleri için, bir önceki yılın aşısının sonraki yıl koruyucu özelliğini yitirmesi. Genellikle 2 -3 hafta sonra etkili olmaya başlayan grip aşısının koruyuculuk süresi de 6 - 12 ay sürüyor. Grip aşısı ile koruyuculuk, 65 yaş altındaki sağlıklı erişkinlerde yüzde 70 - 90 gibi yüksek oranlarda seyrediyor. İleri yaşlarda bu etki yüzde 30 - 40 oranında azalmakla birlikte, hastalığın hafif geçirilmesi sağlanıyor. Yapılan çalışmalara göre, grip aşısının çocuklar üzerindeki koruyuculuk oranı ise yüzde 22 - 91 arasında değişiyor. 

YAN ETKİLER TOLERE EDİLEBİLİYOR


Aşı, kas içine veya deri altı dokuya enjeksiyonla uygulanıyor. Dr. Hakko, grip aşısının damar yoluyla verilmemesi gerektiğine, aksi takdirde çeşitli komplikasyonların gelişebileceğine dikkat çekiyor. Grip aşısı başka bir bölgeye yapılmak kaydıyla diğer aşılarla beraber de uygulanabiliyor. Aşı sonrası nadiren hafif geçen nezle türü bir tablo oluşabiliyor. Aşı yapıldıktan sonra enjeksiyon bölgesinde ender görülse de; kızarıklık, şişlik, ateş, kırıklık, titreme, yorgunluk, baş ağrısı, terleme, kas ve eklem ağrıları gibi yan etkiler ortaya çıkabiliyor. Çok rahat tolere edilebilen bu yan etkiler de 1 - 2 gün içinde kendiliğinden geçiyor. 

Kimler grip aşısı olmalı?

Birincil risk grupları
Gribin yaşamsal risk oluşturduğu için mutlaka aşılanması önerilen risk grupları şöyle sıralanıyor:
  1. 65 yaş ve üstündeki kişiler (özellikle huzur ve bakım evlerinde kalanlar)
  2. Kronik hastalığı olanlar: Kalp damar sistemi hastaları; akciğer, karaciğer ve böbrek hastaları; romatizma hastaları, diyabet hastaları ve endokrin sisteme ait hastalıkları olanlar
  3. Bağışıklık sistemleri baskılanmış kişiler: Kanser hastaları, organ ve kemik iliği nakli yapılanlar
  4. 6 aydan büyük çocuklar
  5. Uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuklar ve gençler
  6. Hamileler (ilk üç aydan itibaren) ve emziren anneler
İkincil risk grupları
  1. Birincil risk grubunda yer alanlarla yakın temasta olanlar
  2. Sağlık personeli (doktorlar, hemşireler vs. )
  3. Sık sık özellikle yurtdışına seyahat edenler
  4. Gribin tıbbi ve ekonomik olumsuz etkilerinden korunmak isteyenler (öğretmenler, iş adamları, sporcular, askerler, üretimde çalışanlar…)