5 Mayıs 2011 Perşembe

Toskana'nın Kalbi

Floransa

İtalya'da Toskana Bölgesi denince akla ilk gelen Floransa yada İtalyanların deyimiyle "Firenze" oluyor. Floransa, Kuzey İtalya'daki Toskana bölgesinin başkentidir. Kısa bir dönem, eski İtalya Krallığı'na başkentlik de yapmıştır. Şehir, içinden geçen Arno Nehri çevresinde kurulmuştur. Yaklaşık bir milyona yakın nüfusa sahip olan şehir, geçmişte olduğu gibi bugün de İtalya ve Avrupa'nın önemli ticaret merkezlerinden biridir. İtalyan Rönesansının doğum yeri olarak bilinen Floransa, kültürü ve mimarisiyle ünlü bir turizm kentidir. Şehirde önemli sanat galerileri ve müzeler bulunmaktadır. Leonardo da Vinci ve Michelangelo burada yetişmiş dünyaca ünlü sanatçılardır. Yine ünlü yazar ve şair Dante Alighieri de bu şehirde yaşamış ve buradan ilham almıştır.













1520’li yıllarda, Nicollo Machiavelli (1469 – 1527) Floransa tarihini ilk defa kitaplarında anlattığı için Floransa’nın tarihi şu an oldukça iyi bilinmektedir. Nicollo Machiavelli, Medici ailesinin özel isteği üzerine “Istorie fiorentine” kitabını yazmış, ardından da 1525 yılında VII. Clemens olarak bilinen Papaz Guilio de Medici’ye bu kapsamlı eserini takdim etmiştir. Machiavelli, henüz gençlik yıllarında ülkesinin tarihi hakkında kitaplar yazmaya başlamıştı ve ilk kitabı Decannale'dir. Buna benzer tarihi eserler verdiği için Machiavelli, ilk tarihçilerden birisi olmuştur. Medici ailesi Floransa'da çok önemli bir yere sahiptir. 200 yıl boyunca Floransa'da hüküm sürmüşler ve bu sırada şehre önemli derecede sanat yatırımı yapmışlardır.
















Arno Nehri tarafından ikiye ayrılmış olan bu şehir özellikle içinde bulunan bir çok mimari eseriyle burayı görmeye gelen turistler için adeta bir görsel şölen sağlıyor. Şehirde, Michelangelo, Leonardo da Vinci, Dante gibi dünyaca ünlü sanatçıların bir çok eserlerini görmek mümkün. Her köşe başında, her caddesinde, meydanlarda dünyaca ünlü sanatçılardan eserleriyle karşılaşabilirsiniz. Floransa'nın en popüler yeri Duomo Meydanı'dır. Burada Santa Maria del Fiore Katedrali, Vaftizhane ve Cennet Kapısı'nı görebilirsiniz. Duomo'nun yapımında İtalya bayrağının renklerini simgeleyen kırmızı ve yeşil mermer kullanılması oldukça dikkat çekmektedir. Duomo’ nun dışı çok süslü oymalarla bezenmiştir. Yanında bulunan çan kulesi “Campinello” da en az kilise kadar süslüdür. Çan kulesini Giotto isimli bir mimar yapmıştır. Tarihte düz fotoğraf basımı gibi kabartmalardan üç boyutlu resim gibi kabartmalara geçen ilk sanatkar Giotto’ dur; bu nedenle de çan kulesine “Giotto Kulesi” adı verilmiştir. Katedralin kubbesi 54 metre çapında bir sekizgendir ve bu devasa kubbe 13 – 14. yüzyılda yani, Vatikandaki San Pietro Katedrali ile Londra’ daki Saint Paul Katedralinden çok daha önce yapıldığı için takdire şayandır.













Dışı bu kadar ağır süslerle bezenmiş olan Katedralin içi ise, tam tersine çok sade bir görünümdedir. Sebebi ise Medicilerin o zamana kadar yapılmamış türde bir kilise yapmak istemelerinden kaynaklanmaktadır. Neredeyse Avrupa’daki tüm Orta çağ kiliselerinin içi ikonalarla, fresklerle ve vitraylarla süslüdür. Halbuki Floransa katedralinin iç duvarları düz ve bomboştur. Eskiden bu duvarlarda, Hıristiyanlığın ilk yıllarını tasvir eden büyük halılar asıllıymış. Bu halılar; hem kiliseyi dekore etmekte, hem Medicilerin değişik düşünce tarzını ve zenginliğini yansıtmakta, hem de isteyen ziyaretçilere kopyaları satılarak Floransa’ ya gelir sağlamaktaymış. Sağdaki resimde görülen ise Çan Kulesidir. Bu kulenin yapımına 1334 yılında başlanmış ancak, projeyi hazırlayan Giotto'nin ölümünden sonra bu kule ancak 14. yüzyılın sonlarına doğru bitirilebilmiştir. Yapımında uğranan zaman aşımı, bu kulenin değişik dönemlere ait çizgiler taşımasında önemli rol oynamıştır.















Floransa'da bulunan Vaftizhane kapıları ile ünlenmiştir. Lorenzo Ghiberti'nin Bronz Kapıları ilk dikkat çeken yerdir. Bu yapıda kapılar ve dış görünüşün dışında, içeride bulunan yer ve tavan motifleri de apayrı bir güzelliktedir. Duomo'nun önündeki yuvarlak binaya "Vaftizhane" adı veriliyor. Hristiyanlıkta insanların günahkar doğduğu ve günahlarından arınmaları için papazın vaftiz etmesi gerektiğine inanıldığı için her kilisede vaftiz yapılan bir alan bulunmaktadır. Burada ise kilisenin vaftizhanesi hemen yanında bulunan bu oktagonal (sekizgen) yapıdır. Vaftizhanenin güneyindeki bronz kapı orjinaldir ve üzerindeki tasvirler ili boyutludur, yani derinlik hisleri yoktur. Güney tarafındaki altın kaplama kapı ise "Cennet Kapısı" olarak anılır ve daha sonradan yapıldığı için Giotto'nun başlattığı üç boyutlu kabartma özelliğini taşır. Turistlerin resmini çektiği kapı kopyadır, asıl kapı kilisenin içindeki müzede bulunmaktadır.
















Şehrin diğer tarafına doğru gidildiğinde dikkatinizi ilk çekecek şey Ponte Vecchio'dur. Arno nehri üzerinde bulunan bu köprü Floransa'nın en meşhur köprüsüdür. Nehrin en dar kısmında yer alan Ponte Vecchio 14. yüzyılda tamamlanmıştır. Bu köprü üzerinden görünen güzel Floransa manzarası dışında, 16. yüzyıldan bu yana köprünün kapalı bölümümde bulunan kuyumcularla dikkat çekici özellik taşımaktadır. Eskiden köprünün üzerinde kasaplar bulunuyormuş ve hayvan artıklarıyla derilerini nehire atıyorlarmış. Şehir bu yüzden çok pis koktuğu için Dük bu kokuya dayanamamış ve bu dükkanları kapattırmış. İkinci dünya savaşında bile bir çok yer bombalanırken düşmanlar bu köprüye dokunmamışlar.













Şehrin bir diğer ünlü meydanı ise Piazza Della Signoria'dır. Burada Palazzo Vecchio, Uffizi Müzesi ve ünlü David (Davut) Heykelini görebilirsiniz. 1560 yılında yapılan Uffizi Müzesi 15 yılda tamamlanmıştır. Bu galeri Floransa'nın sanat adına en önemli müzesidir. Uffizi Müzesi'ne ilgi o kadar yoğun ki, bilet almak için 2 -3 saat kuyrukta bekleniyor, ya da gideceğiniz gün esas olarak belirli ise önceden rezervasyon yaptırılabiliyor. Ancak onun için de yarım saat kuyruk bekliyorsunuz. Müzede Rönesans Dönemi başta olmak üzere, bir çok döneme ait dünyaca ünlü sanatçıların eserlerini görebilirsiniz. (Tiziano, Cimabue, Giotto, Masaccio, Tintoretto, Leonardo, Botticelli, Michelangelo, Piero della Francesca, Raffaello, Caravaggio, Rubens, Rembrandt, Dürer and Goya bunlara örnek verilebilir.)




 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Floransa gezimize şehrin diğer ucundaki Santa Croce Kilisesi ile son verdik. Yapımına 1294'te başlanan Santa Croce kilisesi, Floransa'da Franciskan mezhebinin en önemli kilisesi olup, Roma Katoliik Kilisesi'nin küçük bir basilikasıdır, Santa Croce Meydanı'nda konumlanır ve Duomo'nin yaklaşık 800 metre güneyindedir. Michelangelo, Galileo, Machiavelli, Foscolo, Gentile, Rossini ve Marconi gibi bazı en meşhur İtalyanların mezar yeridir. Bu nedenle ayrıca Temple of the Italian Glories (İtalyan övünmeler tapınağı) (Tempio dell'Itale Glorie) olarak da bilinir.
 
 





 
 

 

 

 

Bu yazımda İtalya'nın en önemli sanat kentini sizlere anlatmış oldum. Resimler her şeyi anlatıyor bence zaten :) Floransa'ya iki üç gün ayırın ve olabildiğince her yerini görün derim. Kesinlikle pişman olmayacaksınız ;) Herkese iyi geziler...




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme